Saçlarını dağıtır rüzgar
Yeditepe üzerinden
Hatıralar tarihin küllerini savurur
Kadın gibi, kısrak gibi
sarılayım gel ince beline
Yarim İstanbul gel öpeyim gerdanından
Tüketilmiş yaşanmamış
Hediyelik hayatlar, ah bu evler,
Pencereler bu kapılar, sokaklar
Hüzün gibi, sevinç gibi,
Eskitilmiş zamanlar
Yarim İstanbul gel öpeyim gerdanından
Minareler uzanmış gökyüzüne bağırır
Kara sevdan nerelerden
Yüreğimi çağırır?
Dua gibi, büyü gibi ezberledim hasretini
Yarim İstanbul gel öpeyim gerdanından
sende kaldı bir yarım...
o zaman İSTANBUL'u dinliyorum gözlerim kapaLı :)
aşk gibidir istanbul! içinde yaşamak da, uzak kalmak da acı veriyor insana... sefahatle sefaletin bu denli bir arada olduğu başka bir şehir yoktur sanırım dünyada.
ara sıra gelenlerin ve zenginlerinin hayran kaldığı... sürekli yaşan ve garibanların illah dediği.... öle bi şehir
hiçbir şairin anlatamıyadığı bu güzide şehri ""kaan tangöze" adeta yaşatır.
Bu şehir rakıyla yaşar
Bu şehir cigarayı çeker
Bu şehir gündüzü yaşar
Bu şeyler geceyi sever
Bu şehirin adamı söver
Bu şehir kadınını döver
Bu şehir kanımızı emer
Bu şehir için ölmeye değer
Istanbul elinden öper
yıkılacak
cennet ve cehennemi içinde barındıran şehir...
her kosulda ozlenebilen, her daim sinirlarina dek yasanmasi gereken bir sehir.
kalabalığın ve yalnızlığın şehri...
bu şehir kanını emer...
ölsem, arkamdan bir damla gözyaşı dökmeyecek şehir
ölsem, arkamdan bir damla gözyaşı dökmeyecek şehir
ya tamam yok uykusuz sehir,yok tarih ve gelecegin bir butun halinde yogruldugu kent,yok ozledigim yer,dunyanin baskenti falan filan da anasini bellemissiniz kardesim bu sehrin.ne trafiginde,ne insaninda,ne gecesinde ne gunduzunde hayir kalmis.bilmem kac yuzyıl yapilmis seylerden kendiniz yapmis gibi bahsedip ovunmek niye ki?son 50 yıldır ne koymussunuz ne yapmissiniz bu sehire.ipini koparan gelip mahvetmis her yerini.ben de ipimi koparip gelmistim,zor bela kaciyorum simdi.alin istanbulunuzu,bambaska midyenizi balik ekmeginizi rakinizi tinercinizi.yasattigi strese degmez hicbisey.
kaybolurken kendimi bulduğum şehir..
aşkların en acılısnı an ve an yaşayan şehir..
hiç ölmeyen ama içinde büyük bir virüs olan şehir..
uykusuz bir şehirdir.
dünyaya gözlerimi açtığım yer büyüdüğüm mekan seviyorum ben memleketimi
aşk derecesınde sevdiğim ender şeylerden...gidesim geldi yine...
Bugün itibariyle 30 saat suyu kesilen şehir.
Herhalde Romalılar'ın hakimiyetinde olan binlerce yılda toplam 30 saat susuz kalmamıştır.
Kendimize benzetip maymuna çevirdiğimiz insanlık mirası...
Avrupa'dan Asya'yi gorerek, serefine kadeh kaldirabileceginiz tek sehir.
Sagligina Istanbul!