BLOG:bluebell0 yorum var - 14 Ağustos 2008 11:34Sal, umduğum kadar denize dayanıklı değildi. Dalgalar, salı batırmakla tehdit edercesine tekrar tekrar vuruyordu. Ölmekten korkmuyordum. İçimde hissettiğim boşluktan korkuyordum. Hiçbir şey hissedemiyordum. Bu beni korkutmuştu. Bu, düşüncelerime girdi. Onları doldurdu. İyi hissettiriyordu. 0 yorum var - 27 Haziran 2008 19:43Sahilde kırılan dalgalar ve bir pencere, her sabah gözlerimi açtığımda görmeyi umduğum ve rüzgarın sesi, uğulduyan, köpürten, çıldırtan denizi. Dışarıdaki buzlu havaya rağmen,çayını yudumlayan insanın kapıldığı sıcaklık, ferahlık hissi. Orda burda atılmış minderler ve bir kaç eski kitap, içinde tüm yaşanmışlıklar, bilgece sözler ve hayata dair anlamlar ve aniden bastıran uyku. 0 yorum var - 03 Mayıs 2008 13:15Hayata iyimser bakabilmeliyiz. Bütün o zorlukların, kariyer planlamaları ve mücadelelerinin, ihtirasların ve kendini ispat etme savaşımının içinde, bizim için anlam ifade eden değerler olmalı, paylaştığımız birşeyler, paylaşabileceğimiz kadar yanımıza sokulmuş, sevdiğimiz. 0 yorum var - 06 Ocak 2008 23:22sanki hep bişey var, aşamadığım. Tedirginim, nedenini bilmeden, kontrol edemediğim, en mutlu anımda gelip kalbime yerleşen. Yüzümdeki tebessümü acılaştıran, huzursuz eden beni, uzaklaştıran herşeyi. Elimden alıyor isteğimi, gücü, aşılmaz bir duvar. Zoraki bir gülümseme mi yaşıyorum hep! 0 yorum var - 24 Aralık 2007 21:48ya içinde hiç birşey yoksa, değersizlik her yanını sarmışsa, duyamıyorsan rüzgarını düşüncelerin, hissedemiyorsan varlığını güzelliklerin, kahvenin tadı artık sıradansa, martıların beyazlığı anlamlı değilse, düşmüşse tüm kalelerin karşısında kaderin, olmak istediğin değil olduğuysan hala, ellerinin sıcaklığı geçiciyse.. 0 yorum var - 20 Aralık 2007 21:03İki hayal arasında biri var, duyguları bölük pörçük, ne bir isteği, ne bir dileği var. Bugün dünden farksız. İnsanlar arasında görünmeden dolaşabilmek, özgürlük olsa gerek. Yok saydığınız herşey, aslında sizin farkınızda. Kinle nefretle besliyor kendini, bir gün yükselecek ve yakanıza yapışacak. En zayıf anınızda yakalayacak sizi, teslim alacak ruhunuzu, acı gözlerinizden fışkıracak, bir tek kelime dökülmeyecek dudaklarınızdan. Ama hala kendinize inanacaksınız "Ben istemedim" diye geçecek aklınızdan. "Ben yapmayı istemedim." 0 yorum var - 15 Aralık 2007 16:19ruhundaki boşlukları, gençliğinin verdiği enerjiyle, entel olduğunu sanarak, sanat, eğlence, içmek, olmadığı biri gibi olmaya çalışarak vs. ile kapatabildiğini düşünenlerden nefret ediyorum ve şanslı olanlardan, evet, en çok onlardan nefret ediyorum. Yıkılmanızı istiyorum, büyük çöküşünüzü görmek, dibe ulaştığınızı, süründüğünüzü görmek. Aslında bir hiç olduğunuzu kabul etmeniz, küçük bir bok parçası olduğunuzu ağlayarak itiraf etmeniz, beni nefretle dolduracak. |